Giresun, dünya fındık üretiminin büyük bölümünü karşılayan bahçeleriyle adını bu meyveyle özdeşleştirmiş bir Karadeniz şehri. Ama şehrin denizdeki küçük adası, antik dönemden kalma efsaneleri ve yaylalarıyla, sadece tarım ekonomisinden ibaret olmadığını gösteriyor. Şehir aynı zamanda adını "kiraz"a veren yer olarak da anılıyor -Latince cerasus kelimesinin, antik Kerasus (bugünkü Giresun) adından geldiği kabul ediliyor.

Giresun Kalesi

Şehre hakim Giresun Kalesi'nden hem şehri hem de Karadeniz'in ortasındaki küçük Giresun Adası'nı görebilirsiniz. Kalenin içi bugün bir park olarak düzenlenmiş; ağaçlar arasında yürüyüş yapıp denize bakan banklarda oturmak, yerel halkın da favori aktivitelerinden. Kale alanında ayrıca Topal Osman'ın anıt mezarı bulunuyor.

Giresun Adası

Karadeniz'in Türkiye kıyılarındaki tek adası olan Giresun Adası, Yunan mitolojisindeki savaşçı kadınlar Amazonlar efsanesiyle ilişkilendiriliyor; antik kaynaklara göre Amazonlar burada bir tapınak kurmuş. Adada bugün bir manastır kalıntısı ve "Hamza Taşı" olarak bilinen, bereket inanışıyla ilişkilendirilen bir kaya bulunuyor.

Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Aksu Festivali kapsamında adaya yapılan ziyaret ve kayalığın etrafını dönme geleneği, yerel halk için önemli bir ritüel. Adaya tekneyle kısa bir turla ulaşılabiliyor; hava koşullarına bağlı olarak seferler değişebiliyor.

Fındık bahçeleri ve hasat

Ağustos ayı, bölgede fındık hasadının yoğunlaştığı dönem; bu tarihlerde şehir çevresindeki bahçelere uğrayıp hasat atmosferini görebilir, taze fındığı ağacından tadabilirsiniz. Bahçe sahipleri genelde ziyaretçilere sıcak davranıyor. Hasat sırasında bölgeye özgü türküler ve iş şarkıları da hâlâ söyleniyor; bu, yavaş yavaş kaybolan bir sözlü kültür geleneği.

Fındık, bölge ekonomisinin belkemiği; hasat dönemi sadece tarımsal değil, sosyal bir olay olarak da yaşanıyor. Mevsimlik işçilerin gelmesi, köylerde canlı bir hareketlilik yaratıyor.

Kümbet ve Bektaş yaylaları

Şehir merkezinden araçla yaklaşık 1-1,5 saat uzaklıktaki Kümbet Yaylası, serin havası ve geniş çayırlarıyla yaz aylarında popüler bir günübirlik kaçamak. Bektaş Yaylası ise daha yüksek ve daha az kalabalık bir alternatif sunuyor. Her iki yaylada da yayla evi konaklaması mümkün; Temmuz-Ağustos aylarında düzenlenen yayla şenlikleri, horon ve tulum eşliğinde bölge kültürünün en canlı halini gösteriyor.

Ne yenir?

Giresun fındığı elbette başrolde -çiğ, kavrulmuş ya da fındık ezmesi olarak. Bunun dışında karalahana çorbası, mısır ekmeği ve Karadeniz pidesi bölgesel lezzetler arasında. Şehrin liman çevresindeki lokantalarda mevsiminde hamsi ve mezgit de bulabilirsiniz.

Pratik notlar

  • Nasıl gidilir: Giresun Havalimanı'na İstanbul ve Ankara'dan doğrudan uçuşlar var.
  • Ne zaman gidilmeli: Fındık hasadı için Ağustos, yayla için Haziran-Eylül, Aksu Festivali için Mayıs.
  • Ulaşım: Yaylalara toplu ulaşım sınırlı; araç kiralamak öneriliyor.
  • Kombinasyon: Ordu ve Trabzon ile birlikte bir Doğu Karadeniz sahil rotasına dahil edilebilir.