Balık ve deniz ürünlerinin en lezzetli olduğu dönem rastgele değil; üreme mevsimlerine ve göç döngülerine göre değişen bir takvim izliyor. Bu takvimi bilmek, hem daha lezzetli bir sofra kurmanın hem de deniz kaynaklarını sürdürülebilir şekilde tüketmenin anahtarı. Türkiye'nin dört denize kıyısı olması, bu takvimi zenginleştiriyor ama aynı zamanda karmaşıklaştırıyor.
Neden mevsim önemli?
Sezon dışı avlanan balıklar hem daha az lezzetli hem de popülasyonlar için daha riskli; balıklar üreme dönemlerinde yumurtalı oluyor ve avlanmaları gelecek yılların stokunu doğrudan etkiliyor. Türkiye'de belirli türler için yaz aylarında uygulanan av yasağı (genelde 15 Nisan - 1 Eylül arası) tam bu nedenle konuluyor.
Yasak dönemlerinde piyasada bulunan balıkların çoğu çiftlik kökenli ya da ithal. Bu kötü bir şey değil ama lezzet ve doku açısından fark var; balıkçınıza sormak, ne aldığınızı bilmenin en basit yolu.
Sonbahar-kış: lüfer, palamut, hamsi
Eylül-Ocak arası, Boğaz'da lüfer ve palamut sezonu; bu aylarda taze yakalanan balıklar en yağlı ve lezzetli halindeler. Lüferin boyuna göre farklı isimler alması -çinekop, sarıkanat, lüfer, kofana- bu balığa özgü bir isimlendirme geleneği; her boy farklı pişirme yöntemine uygun.
Karadeniz'de ise hamsi sezonu Kasım-Şubat arası zirveye çıkıyor. Hamsi, bölge mutfağının merkezinde: tavası, pilavı, buğulaması ve hatta tatlısı yapılıyor. Taze hamsi, gümüşi parlaklığı ve sertliğiyle tanınıyor.
İlkbahar: kalkan, karides, mezgit
Mart-Mayıs arası kalkan sezonu; Karadeniz ve Marmara'da bu dönemde avlanan kalkan, yılın en kaliteli örnekleri arasında sayılıyor. Kalkan, kemikli yapısı ve yoğun lezzetiyle Türk mutfağının en değerli balıklarından; fiyatı da buna göre.
Aynı dönemde karides de bolluk döneminde; özellikle Ege kıyılarındaki karides güveç bu mevsimin klasik lezzeti. Mezgit ise Karadeniz'in uygun fiyatlı ve lezzetli alternatiflerinden.
Yaz: av yasağı dönemi
Yaz aylarında çoğu "av" balığı bulunmuyor; bu dönemde çiftlik çipura ve levrek daha yaygın. Alternatif olarak, av yasağı kapsamı dışındaki bazı türler (barbunya, tekir, istavrit) mevsiminde bulunabiliyor. Deniz ürünleri tarafında midye ve ahtapot da yaz sofralarında öne çıkıyor.
Balık alırken nelere bakılmalı?
- Gözler: Parlak, dolgun ve saydam olmalı; çökmüş ya da bulanık göz tazelik kaybının işareti.
- Solungaçlar: Canlı kırmızı renkte olmalı; kahverengiye dönmüş solungaç bayatlık göstergesi.
- Et dokusu: Parmakla bastırdığınızda hemen eski haline dönmeli.
- Koku: Taze balık deniz kokar, "balık kokusu" dediğimiz keskin koku bayatlık işaretidir.
- Kaynak: Balıkçıya hangi bölgeden ve ne zaman geldiğini sormak, güvenilir bir alışkanlık.
Nasıl pişirilmeli?
Pişirme konusunda basit tutmak genelde en iyisi: ızgara ya da fırında, sadece zeytinyağı, limon ve tuzla. Yağlı balıklar (lüfer, palamut, hamsi) ızgaraya, beyaz etli balıklar (kalkan, mezgit) tavaya ya da buğulamaya daha uygun. Balığın kendi lezzetinin öne çıkması için ağır soslardan kaçınmak, Türk sahil mutfağının temel yaklaşımı.


